logo

MEVSİMSEL GRİP VE SOĞUK ALGINLIĞI

Yaz bitti Karadeniz’de…Sıcak esintili,bazen hüzünlü yağmurlu günlerin,haftaların ardından, havaların soğuması,mevim geçişleri ve okulların açılmasıyla beraber; aksıran,öksüren,her yerim ağrıyor diyen, mendil yatak gezen ,polikliniklerde ve acil servislerde uzun kuyruklar oluşturan çocuk erişkin her yaştan insanımızı görmek mümkün artık..

Biz sorduk ve Dr.Gökhan KOÇER(Dumlupınar Aile Sağlığı Merkezi aile hekimi) cevapladı ;

Grip ne? Soğuk algınlığı ne??

Öncelikle dönem dönem ,özellikle ekim-kasım ve mart-nisan aylarında salgınlar yapan,önemli iş gücü kayıpları ve ciddi solunum yolu hastalıklarına neden olan “GRİP” ile ‘nezle ya da üşütme’ olarakta bilinen “SOĞUK ALGINLIĞI”  nı ayırt etmemiz gerekiyor.

Bulgu ve belirtiler az çok geçişgenlik arz etse de,her ikisi de viral enfeksiyonlar olarak salgınlar yapsa da : “Grip”, ağır salgınlar yapan, – Hava yolu ile bulaşması ve kısa süreli kuluçka devri – Enfekte olmuş hastaların salgılarında bulunan yüksek düzeyde virüs – Hastanın bulaştırıcı kaldığı sürenin görece uzun olması – Az miktarda virüsün enfeksiyona açık kişileri etkileyebiliyor olması gibi özellikleriyle ‘Soğuk Algınlığı’ndan ayrılır. Grip, burun, bronşlar ve akciğerden oluşan solunum sisteminde meydana gelen, virüslerinin neden olduğu yüksek derecede bulaşıcı viral bir enfeksiyondur. • 1-2 hafta içinde hastalar genellikle iyileşirler ancak etkileri haftalarca devam edebilir. .. Başlangıcı genellikle anidir. Kişi kendini iyi hissediyorken, 1-2 saat içinde; – üşüme, – titreme, – terleme, – baş ağrısı, – kas ağrıları ve – ateş (38°C-40°C) başlar, daha sonrasında – burun akıntısı, – baş dönmesi, – öksürük, – boğaz ağrısı, – göğüste yanma, – ağrı, gözlerin sulanması ve gözlerde ışığa hassasiyet • şikayetleri tabloya eklenebilir. • genellikle 2-3 gün içinde düzelme başlar.

Grip potansiyel olarak risk altındak kişilerde  ölümcül komplikasyonlara neden olabilir.Başta yaşlı ,Astım,Kronik Bronşit,Şeker hastalığı ve Kalp Hastalıkları gibi süreğen hastalığı bulunanlar,bağışıklık sistemi zayıf kişiler Gribib ölümcül komlikasyonları için savunmasız kalabilmektedir.

Gribe göre daha hafif ve yaygın rastlanılan “Soğuk Algınlığı” yine virüsler tarafından bulaştırılan çok sık rastlanılan her mevsim her dönem olabildiği gibi çoğunlukla bulaşma ortamlarının arttığı kış aylarında ;hafif ateş kırgınlık,hapşırık,burun akıntılarıyla kendini gösteren çoğunlukla ayakta geçirilen hastalıklardır.Okul ,kışla gibi kapalı ve toplu mekanlarda her ay en az 2-3 kez görülebilmektedir.

Virüslerden ,Bulaşdan korunmanın yolları var mıdır?

Hastalık yapıcı mikroplar solunum yoluyla ve direk temas yoluyla insandan insana,mikrop bulaşmış eşyalardan direk alım yoluyla bulaşır.Bu açıdan bakıldığında, el hijyeni ve havalandırmanın önemi anlaşılabilir.Zira virüsler saatlerce kapalı mekanlarda havada askıda kalabilmektedir.Sık sık sabunla el yıkama,dezenfektan el jelleri kullanma ,kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınma,hapşırırken öksürürken mutlaka ağzın burunun elimizin tersiyle ya da tek kullanımlık kağıt mendillerle kapatılması,bu mendillerin kapalı kutularda saklanması da ayrıca önemlidir.Yine ortam havalandırılması da askıdaki mikropların kırılması açısından değerlidir.

Sağlıklı beslenme ve ekzersiz ,düzgün yaşam koşulları stresten uzak kalmak vücut bağışıklık sistemini zinde tutacağından hastalıklardan korunmada illaki önemli yer tutar.

Aşı Yaptırmalı mıyım??

Her ne kadar yüzde yüz koruyuculuk sağlamasa da, “Grip Aşısı”nın özellikle yaşlı,kronik hastalığı olan,astım KOAH gibi solunum yolu hastalıkları bulunan,zayıf bünyeli bireylere uygulanması hastalıktan korunmada,hafif geçirmede ve ölümcül komplikasyonların azaltılmasında rolü olduğu görülmüştür.Güz ve bahar aylarında yapılması öngörülmüştür.

Bir de özellikle yine risk grubu bireylere gribin ikincil hatta ölümcül olabilen komlikasyonların önlenmesinde tek doz olarak Pnömokok KPA 13 (zatüriye  aşısı olarak bilinir) yaptırılmalıdır.Bu aşı şu an için Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak bulunmaktadır.

Ya Tedavi ??

Virüslerle bulaşan çoğu bulaşıcı hastalıkların kesin tedavisi olmamakla birlikte çoğunlukla bu hastalıklar kendi kendini sınırlayan ve iyileşen rahatsızlıklar olduğu için destekleyici ve belirtileri azaltıcı ilaçlar kullanılmaktadır.”Ben Antibiyotiksiz iyileşmem “ diyenlere de buradan bir müjde vermek isteriz.Evet yazıyoruz reçete ediyoruz ama bu daha çok hastalarımızın talepleri ve baskılarıyla gelişen bir durum maalesef…Antibiyotikler elbetteki yerinde gerektiğinde kullanıldığında mucizevi ilaçlar.Gribin ikincil komplikasyonlarında Pnömoni(zatüriye),bronşit alevlenmelerinde tercih edilmesi gereken ilaçlar.Kısacası amiyane tabirle ‘ilaçla yedi günde,ilaçsız bir hafta da iyileşen’ bir hastalıktan bahsediyoruz.

Bol sıvı,istirahat düzenli beslenme,sıcak içeceklerle bu işim üstesinden gelinebilir..Nane ,limon kabuğu,bir tutam zencefil..İşin aslı biraz da bu.

“Soğuk” hastalık nedeni midir?

Biz hekimler ve hastaların karşılıklı tatmin olduğu bir kelimedir “üşütmek”…Neyim var? Üşütmüşsün bitti..Soğuklar ,havanın soğuk olması, üşüme ,üşütme,soğuk içecek tek başına bir hastalık nedeni değildir elbet..Belki vücut direncinin düşmesi,yorulması solunum yollarının virüslere açık hale gelmesi ile açıklanabilir..


Son sözümüz,lütfen Aile Hekiminize ve tüm Hekimlere güvenin..

Sağlıcakla diyoruz..

Share
#

SENDE YORUM YAZ