logo

04 Ekim 2019

BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE GENÇLİK


admin

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/bolgehab/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
ordu_cadi@hotmail.com

  Belki farkındalık oluşturmak, belki de biraz duyarlılık kazandırmak adına yeni neslin kulaklarını çınlatmak, ailelerin ise belki de kulaklarını çekmek istiyorum bu yazımda.  
  Bilmem farkında mısınız , yaşlarını dahi belirtmekten korktuğum çocuklar yollarda sigara içip, öyle rahatça küfür ediyor ki… Alışmayı hiçbir zaman kabul edemeyip , her daim reddeceğim bir durum bu.  
  Sosyal medya paylaşımınızın kaç beğeni aldığını merak ettiğiniz kadar onları merak edip, takip ediyor musunuz acaba? Durum’unuza kaç kişi bakmış bilmem ama durum’unuz içler acısı bence. 
  Sadece ihtiyaçlarını karşılayıp, beğendiği en marka ürünü almak  değil mesele. ‘Kaliteli vakit geçirmek’ denilen bir şey var , bilmem aranızda tanıyanı var mı! Onlar bir pandomim sanatçısı aslında. Neler anlattıklarını bir de anlamaya çalışsanız. 
  Şöyle birlikte bir şeyler yapsanız mesela, onu anladığınızı hissettirip , mesafeleri kaldırsanız aradan. Şu “ben senin zamanındayken” ile başlayan nasihatlere bir ara verseniz. Uykuya daldığında gizlice seyretmek yerine, sakladığınız sevginizi ona bir gösterebilseniz. Heyecanlarına ortak olup, yeteneklerinin farkına vararak onu cesaretlendirseniz. Sorumluluk vererek, hayata güçlü hazırlamayı deneyebilseniz ve isteklerine biraz kulak verseniz. Kendi doğrularınız konusunda dayatmayıp, tercih yapmasına olanak tanısanız. İstediği mesleği icra etme kararını kendisinin vermesine imkan sağlayarak, herhangi bir kurumda , davranışını ve iş ahlakını onaylamadığınız (X) kişisine dönüşmemesine ön ayak olsanız. Yaşıtları ile kıyaslamayı bir kenara bırakarak, olumlu yönlerini yüceltip, eksik yönlerinin gidişatını değiştirerek , kişilik bozulmasının temellerini oluşmadan önleseniz. ‘Seni okutan hocanın….’ diye başlayarak ; sevgi, saygı, ahlak, etik, sağduyu, hoşgörü, alçak gönüllülük, özveri ve başarı yetilerinin ailede kazanılıp, okulda geliştirilen erdemler olduğunu kavrayabilseniz. Her istediğini almak ya da almaya çalışmak yerine, elindeki ile mutlu olmayı öğreterek, doyumsuz bir birey olmasının önüne geçseniz. Diktatörce davranarak disiplini elinizde tutmak yerine, saygı ve sevgi prensibi öncülüğünde , gözetimsiz alanlarda dahi doğru olanı yapma alışkanlığını kazandırabilseniz. Onun bir birey olduğunu kabul ederek, yasal haklarını kullanabilecek yaşa ulaştığı halde, bu olgunluğa erişememiş bireyler yetiştirmeseniz. “Hayır” ifadesi ile olumsuz çıkışlarını , otoritenizi sarsan bir başkaldırış(!) olarak nitelendirmeden, kendi kararlarını özgürce söyleyip, başkalarının boyunduruğu altına girmeyen birey yetişmesine yardımcı olsanız. Kitap okumuyor diye hayıflanmak yerine, bu konuda ona ne kadar örnek olduğunuzu sorgulayarak, kendinize verdiğiniz çeki-düzenle ; ufku geniş, durağanlığa başkaldıran ve ileri görüşlü bir nesil yetişmesine yardımcı olsanız. Günlerde,  oturmalarda, sofra düzenine gösterdiğiniz itimamın birazını onlara gösterip, mantı ve kısır yerken attığınız kahkahanın, birazını onlara sunabilseniz keşke.  
  Diyeceğim o ki; çelik kasalardayken dahi güvenliğinden yine de şüphe ettiğiniz mücevherleriniz için endişelenmeniz ile paha biçilmez bu servete karşı savurganlığınız arasında sizce de bir tezatlık yok mu?  

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SELAM OLSUN

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları

      Bir zamanlar mağara duvarlarında harikalar yaratan insanoğlunun, değişime sağladığı müthiş uyumun algılanmasında, şahitliğinize ihtiyacımı mazur görün. Değişen dünyanın,  değişmeyecek gerçeklerindeki firelerin tedarikçilerine verdiğim selamla çıkalım şimdi yola.    Karaborsa konusunda bir hayli maharetli, alıcıya hileli ve kusurlu mal satmayı iş prensibi sayarak, bu üründen kazandığı parayı kâr; yaptığı usulsüzlüğü ticaret olarak saymaktan hiç bir mahsur görmeyerek, haramdan uzak durmayı her kelamında ...
  • SEVGİLİ KIŞ…

    01 Şubat 2020 Köşe Yazıları

      Sonbahar ardında herhangi bir iz bırakmadan kayıplara karıştı yine. Elbette her mevsim gibi kış da üzerine düşeni yapmalı. Sırasını atlayacak değil ya...   Sevgili kış, sen her geldiğinde, bedenimden önce yüreğim üşür benim. Kira borcunu ödeyememiş evsizler, yiyecek bulabilmek için vahşileşebilen canlılar gibi. Vicdanını, merhamet ve iyi niyetini sen gelmeden önce uykuya yatırıp, sen gittikten sonra hâlâ uyandırmamış olanlar ile münasebetim bile üşütüyor beni.   Kar tanelerindeki mükemmelliğe, o b...
  • KİMİ ZAMAN

    24 Ocak 2020 Köşe Yazıları

      Endişeye mahal veren bir zaman savurganlığının, tasarrufta bulunulması adına biraz zamanınızı almak istiyorum bu yazımda.   Anlamını hepinizin bilmesine rağmen, kendisini ihmal eden, durmasını bekleyen, peşinden koşan, har vurup harman savuran, ihtiyacı olanlara pek de cimri davranan ve hatta farkında dahi olmadan rastgele yaşayan pek çok kişinin de aranızda olduğu muhtemel kanımca.   Kolumuzdaki saatten ibaret değil zaman ve henüz geri getirebileni de görülmedi. Zamanı, önceliklerimiz doğrultusun...
  • KİTAP OKUMA YOKLAMASI

    18 Ocak 2020 Köşe Yazıları

      Eleştiride bulunurken hakkının bulunup bulunmadığına dahi aldırmadan en üst sınırdan yargılayıp, konu övgüye ve taktire şayan bir seviyeye ulaştığında ise pek temkinli davranan sizlere inat Fatsa İlçe Halk Kütüphanesi’ndeki okuma salonunda oturacak yer bırakmayan genç kuşağı tebrikle satırlarıma başlıyor ve kitap okuma alışkanlığından bahsetmek istiyorum sizlere.   Her ne kadar sonu merak edilen bir maceranın satırları arasında kaybolan gençlerden övgü ile bahsetsem de Unesco verilerine bakıldığında  T...